Yazın Ortasındaki Kışım

Hüznün kendisini ve içinde barındırdığı hikâyeleri taşımaktan yorulmuştu kalbim. Çetin geçen bir kışın ardından ilkbahardan sıyrılıp yazın içimi ısıtmasının, yaşadığım tatsız hadiseler ve kayıpların ardından biraz olsun ferahlamanın gayesindeydim. İlk kez yaz geliyor diye bu […]

Yazının Devamı

Dünya Ağrısına İlaç: Sabır!

Gün doğmuştu. Bugün dünün yerini almış; güneş şehri, sokağımı ve hanemi sarmıştı. Perdemi araladığım an gözlerim kamaşmıştı. Oysa güneş her günkü gibi aynı güneşti. Uzun zaman sonra ilk kez bu denli heyecanlanmış ve güne tebessüm […]

Yazının Devamı

Bir Varmış, Bir Yokmuş Çıkmazı

Enkazın altında uzunca bir süre kalmış da yeni yeni çıkıyor gibiyim bugünlerde. En yakın sırdaşımı, arkadaşımı ve komşumu kaybetmenin hüznünü hâlâ derinden yaşadığım bir süreçteyim. Bazı ölümlerin sızısı dinmiyor, dinmemekle yetinmeyip insanın kalbini acıtıyor. Ağır […]

Yazının Devamı

Hazırsan Çıkalım

Kaçsak mı artık bu şehirden, üstümüze sinmiş dertlerden? Bitmek tükenmek bilmeyen sözlerden, kulağımızı tırmalayan gürültülerden… Gitsek mi artık bilmediğimiz yerlere, hiç kimsenin uğramayacağı kuytu köşelere? Bedenimizi uzatalım bakir yeşilliklere, gözlerimiz dalsın gökyüzündeki maviliklere… Unutalım mı […]

Yazının Devamı

Yaratılmışların En Üstünü: İnsan!

Kıymetli okurlar; Haziran ayının bir pazartesi sabahı güne başlarken ben de bu makaleyi yazmaya başladım. Günümüzde insanlığı ve etrafımızda cereyan eden hususları fazlasıyla düşündüğümüz ve üzerinde durduğumuz bir süreçte “insan” varlığına dair huzurlarınıza bir yazı […]

Yazının Devamı