Savaşlar Yılı 2026: İlk Durak Venezuela!

Dünya 2026’ya çetrefilli başladı. ABD, 2026’nın zor ve çetin geçeceğini 2025’in son çeyreğinde zaten vurgulamaya başlamıştı. Trump, göreve gelir gelmez diplomasi ve barış yanlısı bir lider profili çizse de her ABD Başkanı gibi mutlak savaş halini içinde barındırıyordu. Belki de barındırmak zorundaydı, bu onların yurt dışına karşı ‘zorunlu’ politikası olabilir.

Dünya’da 8 savaşı sonlandırdığı ve adeta barış elçisi ünvanı taşıyan Trump, barıştırırken savaştırmayı da ihmal etmedi. Tehditler ardı ardına devam ederken, bir yandan da tamamlanmış bir savaşın liderlerini masaya oturtup sanki savaş yeni bitmiş ve kendisi sayesinde sonlanmış havası verdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Paşiyan bu tuzağa düşenlerden oldu yada çıkarları uğruna Trump’a teslim olmuş böyle bir tablo bilerek verilmişti, tabi Zengezur Koridoru meselesinde Trump’a verilen tavizleri unutmadan. Trump ne alakaysa artık..

Işid terör örgütünü Obama yönetiminin kurduğunu 2016 yılındaki başkanlık seçimi öncesi miting meydanlarında haykıran Trump, 2020’li yıllarda, Işid’e ABD sayesinde ciddi bir darbe vurulduğunu ve bundan sonra belini doğrultamayacağını ifade etmişti. Kendine o kadar güveniyordu ki ABD milliyetçisi Trump, dünyanın baş belası, acımasız küresel örgütü Işid’i, kendi ülkesinin kurduğunu ancak yine kendi yönetiminin de bu örgütü sonlandırdığı itiraf ediyor gibiydi. Aynı Trump, geçtiğimiz 2025 yılının son aylarında, belini doğrultamayacağını söylediği Işid’i dillendirmeye başladı. Yani Trump’a göre Işid, yeniden küllerinden doğuyor ve saldırı pozisyonuna geçeceğine inanıyordu. İnanıyordu diyorum, çünkü Işid tehlikesini nedense Trump’tan başka gören bir dünya lideri yada ülkesi yoktu! Haliyle anlaşılacağı üzere, kendi elleriyle kurdukları ve bitirdikleri Işid’i yeniden canlandırmak ve sahaya sürmek gerekiyordu. Peki ya neden?

7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın, İsrail’e karşı yaptığı hamle saldırısı sonrası aslında dünyada bundan sonra bir şeylerin iyiye gitmeyeceğinin sinyali veriliyordu. Korona süreciyle durulan, ekonomik buhran havasının iyiden iyiye Ortadoğu’da da hissedildiği ve herkesin köşesine çekilip kendi derdine düştüğünü bir dönemdeki sessizlik İsrail ve ABD’nin çokta hoşuna gitmedi. İsrail’in beslendiği ve her alan da güçlendiği alan sadece işgal ettikleri Filistin toprakları değil, Ortadoğu’nu tamamı idi. Onlara kaos için bir fırsat lazımdı. Hamas’ın saldırısı onlar için bir bahane ve adeta cansuyu olmuştu. İran’a 2025 Haziran’ın da gerçekleştirirken 12 günlük prova savaşı ise İsrail’i daha da çok perçinlerken, sözde barış elçisi Trump içinde bir ABD’nin bölgedeki tükenmiş haline bir bahane idi, yani var oluş sebebi idi. Bununla yetinmeyen ABD, Hamas ile İsrail uğraşsın bende bölgede başka bir sebep bulayım kavramı ile Işid’i canlandırmaya başladı. Bunun içinde bir bahane gerekiyordu. Afrika’da Fransa hakimiyetinin son bulması ve Rusya ile Türkiye’nin ağırlık koyduğu bir dönemde Trump’ın Afrika’ya adım atması için bir bahane lazımdı. Bu bahanenin adı da Işid’di..

Trump’ın Işid’i canlandırması için öyle bir yer gerekiyordu ki, ABD politikasındandır bir taşla iki kuş vurması gerekmekteydi. Afrika, yıllarca Işid benzeri terör örgütleri ile mücadele verdi. El Kaide bağlantılı, Işid modelli Boko Haram örgütü bölgede adeta politik, ekonomik ve göç açısından kan kusturdu demek yeridir. Söz konusu Afrika olunca da Batı, Boko Haram’ı pek görmedi. Batı için Afrika hep bir kobay bölge olduğu için Boko Haram’ın katliamlarına sessiz kalışları da normaldi. Trump için de öyleydi. Boko Haram tehlikesini görmeyip benzeri nitelikte ama küresel bir örgüt olan Işid çok daha tehlikeli idi. Bunun içinde bir yer lazımdı. Oranın adı da Nijerya idi. Trump Nijerya’yı Işid konusunda tehdit etti. Oysa Işid’in Afrika bölgesindeki nüfusu varsa şayet sadece Nijerya ile sınırlı değildi. Nijerya Devleti Işid’den daha öte tehlikeli olan ABD’nin bölgeye ve ülkelerine hakimiyet kaygısını anlayacak ki ABD Ordusu ile Işid hedeflerini vurdular. Kaç Işid teröristi öldürüldü sayı bilinmiyor. Nijeryalı bir gazetecinin; ”Işid’in ülkemizde olduğunu ABD ile düzenlediğimiz ortak operasyonda öğrendik” demesi tabloyu iyi kötü netleştirmişti..

trump netanyahu

Işid’i diriltme düşüyle çaba gösteren Trump kısmi olarak başarmıştı. Sözde barış elçimiz için, Netanyahu ile birlikte dünyada nasıl bir kaos sistemi dizayn etmeleri gerektiği konusunda kafa yormaya devam ediyorlardı. İnançları buydu çünkü! Siyonist Netanyahu ile Evanjelist Trump’ın uydurdukları kutsal inanç bunu gerektiriyordu. Tanrı ile anlaştıkları ve başardıkları takdirde Tanrı’nın kıyameti ertelemeyip, bu ikilinin ve bunların peşinden gidenlerin başarısı ile kıyametin gerçekleşip bu arkadaşların cennete girecekleri düşü.. Düşünebiliyor musunuz? Bunların inanç sistemi ve gayesi ile dünya’da milyonlarca insan acımasızca öldürülüyor. Gazze bunun en somut örneği idi.. Biz meseleye sadece işgal edilmiş Filistin toprakları diye bakarken, tahrip edilmiş Tevrat’ın sorumlusu olduğunu iddia eden bazı siyonistler amaçlarının bu olduğunu hiç çekinmeden ifade ediyorlardı. Tıpkı ABD’nin bir taşla iki kuş politikası gibi..

Trump’ın dünya görüşü; ”Güçlü Amerika, Tek Amerika, Ulus Devlet Amerika, Dünya’da söz sahibi ihtişamlı Amerika!”dır. Netanyahu’nun ise tıpkı Trump gibi benzerdir; ”Büyük İsrail, Sayın İsrail, Seçkin Yahudiler ve Söz Sahipleri..” her ikisinin de sözde milli duyguları ve inanç sistemi bu temelde sürüyor. Baktığınızda fiyakalı cümleler olsa da, özünde acımasız iki katlinin manyakça görüş bildirmelerinden başka bir şey değil. E Gazze’deki katliama susan, utanmadan da ”İsrail’in de haklı olduğu noktalar var!” diyen bazı sözde aydın ülkeler oldukça, bu iki sapkın istediklerini yapabiliyor.

İran’a kaç km öteden saldırabiliyor. Nijerya’da bahane üretip sözde terör kamplarını vurup bir nebze Afrika’ya demir atmaya çalışıyor. Adı sanı dahi hiç duyulmamış Somaliland diye sözde bir ülke tanınıyor. Venezuela’ya elde hiçbir delil yokken suçlama yapılıp, devlet başkanı Maduro yatak odasından alınıp ABD’ye götürülüyor. Işid’i canlandırıp, Işid’den dert yanan Trump, 24 Aralık’da Yalova’da 3 polisimizin Işid saldırısı ile Şehit edilişine dair tek kelime etmiyor, dünya kamuoyuna ”gördünüz mü Işid dirildi, Türkiye’nin yanındayız ve birlikte mücadele edeceğiz” dahi demiyor, belki haberi bile yok! Suriye’de Pkk’nın bir diğer koluna mühimmat yardımı yapılmaya devam ediliyor. İran tekrar karıştırılıyor, rejim tehdit ediliyor. Irak’a sebepsiz ve nedensiz, İsrail senide vurabilir mesajı veriliyor. Uyuşturucu’dan dem vuran ABD ve sapkın epstein dosyası sabıkalısı başkanı Trump , aynı gün, aynı saat ve aynı cümle içerisinde Küba, Meksika, Kolombiya, Panama ve Grönland acımasızca tehdit ediliyor. Putin’e aba altında sopa gösterilirken, 4 yılda güzelim Ukrayna’yı hiç eden kukla Zelenski hala koltukta oturuyor. Bütün bunları da geçelim; Gazze’de 70 binden fazla insanın katili, uluslararası arenada birçok ülke tarafından yakalama kararı çıkarılan Trump’ın stratejik ve inanç ortağı Netanyahu elini kolunu sallayarak gezip, bununla yetinmezmiş gibi bu sıraladıklarım gerçekleşirken Trump ile güle oynaya ABD’de poz veriyor!

Venezuela meselesi ise gayet açıktır! Eski devlet başkanı Hugo Chavez bundan 17 yıl önce verdiği bir demeçte şunu ifade etmişti; ”ABD ülkemizdeki petrolün derdinde!” Evet! Mesele tamda buydu. Trump için bir bahane gerekiyordu. ABD eyaletlerinde her sokak başında uyuşturucu satışı ve kullanımının mimarı Venezuela idi. Başkan Maduro bu durumu defalarca yalanlayıp ABD yönetimine açık çek sunmuştu. ABD ise bu çek karşısında ne bir delil sunabiliyor nede başka bir şey. Trump aylar öncesinde tehditlere başlamış ve Venezula’nın işgali için düğmeye basmıştı. Her birimiz bir gece ansızın ABD’nin işgalini kafamızda canlandırırken bambaşka bir tablo ile karşılaşmıştık. Üzerinde epeyce düşünülmüş ve tasarlanmış, muhtemeldir ki içeriden de aldıkları destek ile Venezuela’nın efsane başkanı Chavez’in profilindeki milli adam Maduro, Trump’ın söylemi ile baskın yapılıp yatak odasından yerlerde sürüklenerek alınıp ABD’ye yargılanmaya götürüldü! Ne aşağılık bir saldırıdır bu.. Savaşların bile bir raconu ve anlamı vardır. Bu savaşta değil, işgal de.. Bu düpedüz şerefsizlikten başka bir şey değildir. Seçilmiş ve meşru bir devlet başkanı, başka bir devlet tarafınca yatağından alınıp götürülüp yargılanacak! Sebep? Uyuşturucu bahaneli Venezuela petrolü.. Tabi barış elçimiz Trump için de bir bahane ve her zaman ki gibi halkı bulunması için süslü cümleler var; Venezuela’ya adalet, barış ve hoşgörü getireceğiz! Tıpkı eski ABD Başkanı Bush’un Irak için söylediği ifadeler gibi.. Zaten ortak noktaları da Evanjelist inanç.. Ne tuhaf!

Peki ne var bu Venezuela’da da, ABD bu ülkeyi zorluyor; 1) Kanıtlanmış petrol rezervinde dünyada ilk sırada! 2) Altın bolluğu ülkede 250 Bin insana iş istihdamı sağlarken, hem Venezuela’yı hemde bölgeyi kalkındırma niteliğinde! 3) Diğer yeraltı zenginlikleri; Demir, Bakır, Boksit, Kömür, Nikel, Kalton, Elmas, Çinko ve Tiyanyum.. Yani tamda ABD’nin, emperyalistlerin iştahını kabartan bir liste.. Ancak ABD’ye göre en büyük problem, ispatlayamadığı Uyuşturucu.. Takdir sizin değerli okuyucular..

Şimdi tekrar en başa dönelim; yani, sözde barış elçimiz Trump’a..

Nede güzel oyalıyor dünyayı değil mi? Nede güzel bir oyun kurgulayıp istedikleri gibi sergileyebiliyorlar. 8 savaş bitiren Trump belkide yeni bir 8 savaşı başlatmak için çırpınıyor. Venezuela’da gerçekleştirilen aşağılık operasyon bunun başlangıcı idi. 2026 yılının savaşlar yılı olacağını yazmıştım. Üzülerek ifade etmek isterim ki, daha çok çetrefilli bir sürece girdiğimizi ve hatta bu tatsız süreçten bizimde etkilenebileceğimizi söyleyebilirim. Umarım ki bu iki sapkın amaçlarına ulaşamasınlar. Ne yaşattılar ise acımasız bir şekilde yaşasınlar! Elbet tarih bunları yazıyor ve elbet bir gün işlenen bu suçların hesabı sorulur..

Dünya bana göre 3. Dünya Savaşına değil, bu iki ve bunlar gibi sapkınlar yüzünden ”Sonuncu Dünya Savaşı”na, yani yok oluşa hazırlanıyor!

Eğer hazırsanız; 2026’ya asıl şimdi hoş geldiniz..

Vesselam..

Onur Kale
Beş Ocak İkibinyirmialtı / Sıfırüç Kırkiki

Bu Yazıları Okudunuz mu?

1 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir