Gölgeli Hayat

Herkes bir hikaye içinde. Yoğunlanmış bir yaşamın içinde. Boğuşmalarla çabalanan bir süreç. Okul, iş, para, kariyer, aşk, evlilik, ayrılık. Bunlar neden değil.

Kime elini uzattığında el alabiliyorsun ki. Herkeste bir temkin. Kafası karışık insanların içinde yer almaktan insanların kafası karışmış. Bencil duygularda sarıyor kimilerini. Kimilerinde pek bir duygusallık…

Yalnızlık yok mu? Ah, kim çare bulmuş ki yalnıza, yalnızlığından kurtulsun…

Sen ve ben gibiler de yalnızlık sendrom değil, kalıcı hasar…

Hayat uğraşı her insanda, şayet hayat bir oyun…

Çok ciddiye alınıyor ‘hayattandır’ denilen hikayeler. Baksana bize, hayat bizim için yaşam savaşı…

İnsanların arasına karıştığında çok fazla mevzu ile karşılaşmak doğal. Hikayelere bakıldığında bazılarında çok ciddi haller, bazılarında tamamen sıradan…

Aslında sıradanlaşan hayat ve yaşamlar, ciddi haller insanlardan ibaret. Hikayelerin temeli hayata dayanıyor farkında olmadan. Farkındalığı yakalayan da bizim gibi hayat savaşına girmiş bile…

Yalnızlık ve hayattır niyet…

Hangi insan yanına baktığında her daim birini gerçekte görebiliyor ki…

En yakınım dediğin bile sana sırt dönebiliyor. Nedeni, hayata kaptırmış kendini…

Şimdi bir sigara yak ve etraflıca düşün. Ne kadar yalnızsın…

Yalnızlığının içinde de benliğindesin…

Ben kendimi kaybetmişim, gölgemi kurtarma derdindeyim…

Peki ya sen?

Onur Kale
Ondört Şubat İkibinoniki

Bu Yazıları Okudunuz mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir