İz

Şehrin her yanında bir izim var. Duvarlara baktıkça dokunsam konuşacak sanki..

Yağmur kapladı mı her yanı, anılar su üstüne çıkacak. Ağaçlar, rüzgarın büyüsüne kapılıp yapraklarını saldıkça, gözümün önünde canlanacak tüm olanlar.

Gelmiş, bitmiş ve geçmiş tüm yaşananlar. Ansızın kaybolduğum zamanlar. Ve kendimi tüm gayretimle yalnızlığa adadığım anlar.

Bu şehirde saklı bana ait olan tüm yıllar..

Babamın gidişi, sevdiğim kadının tükenişi, yoğun ve yorgun, keyifli zamanlarımın sakinliğe geçişi, kulağımdan eksik olmayan seslerin kısılışı, gözlerime ilişen tüm güzelliklerin o anlarda kalışı. Artık, eskisi gibi tadı olmayan, şehrin büyüsü..

Ne kaldı ki şimdi beni burada tutan? Buralarda kalıp beni cezbeden?

Gitmeliyim şimdi. Yeni bir yola girmeliyim. Bu şehri sakinlerine bırakıp, olmam gereken yerin sakini olmalıyım. Uzaklaşmalıyım..

Sıkılıyorum, bunalıyorum, daralıyorum senden!

Yerim burası değildi benim..

Şimdi gidiyorum ve bir daha adını dahi anmıyorum.

Buraya kadar..

Onur Kale
İki Şubat İkibinondokuz

Bu Yazıları Okudunuz mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir