Dert; insanın bedenini sarmalayan bir duygu. Dertleşmek ise, bu duyguyu dışa vuruş. Yani hepimizin hayatında olan bir parça. Sanki bedenimizde bir organ gibi. Dert, çağımızın bir başka sorunu. Hemde hiç tükenmeyen ve her geçen gün büyüyen..
Hepimiz hayatımızda türlü hikayelerin içinden geçiyoruz. Farklı yaşantılarımızın ve yaşadıklarımızın ortak paydası derttir! Hiç kimse hayatında mükemmel bir hâlde değildir, olamazda. Dünyanın en mutlu insanının içinde bile muhakkak bir dert saklıdır. Zaten şuan ki dünyanın işleyişi içerisinde dert sahibi olmamakta imkansızdır.
Ben hayatım boyunca genç yaşıma rağmen türlü zorlukların mücadelesini verdim, veriyorum da. Gardım hiçbir zaman düşmedi, buna müsaade de etmedim. Tüm bu mücadelerim de şunu öğrendim; insan gerçekten de konuştukça, anlattıkça ve anlaşıldıkça problemlerin üstesinden gelebiliyor yada en azından içindeki derdin tesirini azaltabiliyor. Ancak en zoru da konuşacak ve anlatabilecek olan bir insanı hayatında barındırabilmek..
Bazen yalnız kaldığımda kendi kendimle konuşup, kelam ediyorum. Bazen de bu yazıda olduğu gibi kendimi cümlelerde bulup yazıların satır aralarında buluyorum. Bazen öyle bir zaman geliyor ki; en yakınından da derdine ilgili duyuşunu ve ortak oluşunu bekliyorsun. Bazende etrafında var olan insanların ya türlü problemlerinde onları meşgul etmemek adına köşene çekiliyorsun yada seni anlayamayacaklarının ihtimali ile susuyor, derdini hem içine atıp hemde içinde büyütüyorsun.
Biraz dertlerimize inecek olursak; çokta önemsenmemesi, üstünde durulmaması, düşünülmemesi ve dert diye üzerimize bindirilmemesi gerekilen bir hayatın ve insanların içinde yaşamıyoruz inanın. Zaten en büyük kayıplarımız da, kendimizi herkes gibi görmek değil mi? Muazzam bir hayatı, dertsiz bir yaşamı, güle oynaya geçirilmek istenen bir günü kim arzu etmiyor ki? Ancak genel tabloya baktığımız da ve yapbozu birleştirdiğimiz de, dünyanın şuan ki hâli ile insanların kendi hayatlarında iyi veya kötü hâlleri ile bu imkansız! Öyle bir sarmalın içerisindeyiz ki; kimse kendinden de, hâlinden de, etrafındaki insanlardan da ve dünya’dan da memnun değil. Oysa dünyanın bu durumdan hiçbir suçu yokken..
Derdimizi dertleşecek olursak; işte bu işin en çözümsüz hâli! Birbirlerimizin niyetlerini okuduğumuz, güveni bir hayli sarstığımız, cümle kurmaktan dahi çekindiğimiz ve hemen hemen her gün kaçtığımız insanlara neyi anlatabiliriz ki? Diyelim ki anlattık, ne bekleyebilir ne alabiliriz ki? Her şeyi geçtim; hayatında türlü mücadeleler veren insanların bizi anlamasını ne denli bekleyebiliriz. Sorunların çığ gibi büyüdüğü bir hayatın içerisinde derdimiz bile insanlara tafra gibi geliyor..
İşin en kötü tarafı da, insan kendi içinde derdiyle dertlenirken kendini muazzam derece de yalnız hissediyor oluşu.. Bu o kadar tarifsiz ve acı bir durum ki. Ben bu süreçten çok geçmiş, ara ara da geçen biriyim. O kadar sitemler yarattım ki kendime, bazen yalnızlığımla da didişiyorum. En nihayetinde özün de zaten bu hayatta yalnız değil miyiz? Yanı başımızdaki insan yada insanlar bile bir yere kadar. İşte bu bile aslına bakarsanız dert sebebidir. Öyle ki; benim gibi hassas ve duygusal bir yapı da iseniz şayet, bu durum daha çıkmaz bir yol gibi..
Derdiyle dertlenen sevgili insanlar; yalnız değilsiniz. En azından hayatınızdaki yalnızlığınız bile sizin gibi bir varlık sebebidir. Yalnızlık kutsaldır. Dert çözümsüz bir hâl değildir. Dertleşmenin vereceği huzur kaçınılmaz olsa da, hiç kimseyi bulamadığınız noktada dahi kendiniz ile dertleşmeniz yüzleşmenize de sebeptir. Bu yüzdendir; hüzünlenmeyin, üzülmeyin, düşünmeyin, kendi kendiliğinizin özgürlüğünde dertleşin..
Ve unutmadan; içinde yaşadığınız dünyanın içine sığdırdığınız hayatınızda derdin olmaması, yaşamınızın güzel olmasından kaynaklı değil, bilakis yaşamınızda bir şeylerin iyiye gitmediğindendir. Çünkü insan dert taşıdığı zamanlarda hayatın daha çok farkına varıp, yeni tecrübelerin sahibi olup, bundan sonraki yaşamında gelişecek yeni dertlere hazırlıklı olacaktır.. Şayet dertleşmek isterseniz de; önce kendinizle sonra sizi ve dertlerinizi anlamlandırabilecek insanları keşfederek bunu yapın..
Hayat meşakkatli, insan külfetli, dert ise gücün habercisi..
Vesselam..
Onur Kale
Yirmiüç Kasım İkibinyirmibeş / Onyedi Onbeş
- Fotoğraf: Hülya Gonca (_artpixelstudio_)