Bir an şöyle bir geçmişime uzansam
Hatta biraz orada kalsam, huzur bulsam
Ama öyle içinde bitmiş tükenmiş sevgiler olmayan
Mesela çocukluğum ve o mutlu mesut anlarım olan
Hayalini yaşadığım oyunlarım, içinde yaşadıklarım
Masum ve saf duygularım, güzel arkadaşlıklarım
Her şeyin aslında tükenip bittiği milenyumdan uzak
Burnumda buram buram tüten, doksanlı zamanlarda kalmak
Derdini tasasını umursamadığım hayatı yeniden anlamak
İnsanları kavrayıp, aşkı da çok eski zamanlardaki gibi yaşamak
Çok isterdim bir an olsun geçmişimi yaşamak
Çimlere uzanıp gökyüzünün maviliklerine takılmak
Parçalanmış bulutları tek tek saymak
Arada sıyrılan güneşe bakıp aydınlanmak
Babamı daha fazla yaşamak isterdim
Yitirdiğim ve kaybettiğim duygularımı yeşertmek
Hayata dair taşıdığım tüm umutlarımı yaşamak
Ve dünyadaki tüm kötülüklerden uzak durmak
Sokak aralarında yine top oynamak isterdim
Akşam ezanı okuduğunda Annemin pencereden sesini duymak
Her gördüğüm insana içtenlikle selam vermek
İnsanlığı insanlardan daha çok yaşamak isterdim
İlk kadını gördüğümdeki heyecanı
Tenden çok gözlerini
Küfürden çok sevgi cümlelerini
Ayrılıktan çok bağlılığı da yaşamak isterdim
Ağlarken acı çekişi değil
Mutluluktan nemlenen gözleri
Sonu iyi biten hikayeleri
Ve kara haberin olmadığı yaşamı isterdim
İsterdim bir an olsun yine geçmişime gideyim
Hatta orada kalıp yaşayayım
Bu insanlardan uzak durayım
Dünyayı ve hayatı anlamaktan yorulmayayım
Geçmişime uzanayım
Biraz huzur alayım
Korkmayayım
Yaşamalıyım
Nerdesin benim güzel yıllarım
Bitmek tükenmek bilmeyen o güzel duygularım
Heyecanlarım, umutlarım, sığdıramadığım aşklarım
Varlıkların mutlu olduğum insanlarım
Gün geçtikçe soğuyorum bu zamanlardan
Hani yinede yaşanılası dediğiniz bu hayattan..
Onur Kale
Yirmiyedi Nisan İkibinyirmibeş