Nefes Alabiliyor musun?

Sen bu yazıyı okurken hayatından bir kaç dakika ve saniye daha geçiyor farkında mısın? Bu yazıyı okuduktan sonra da öyle olacak. Bu yazıya ayırdığın zaman değer mi değmez mi o senin bileceğin iş. Beni ilgilendiren taraf şu; Ben bir kaleme aldım ve sen onu gönül rızasıyla okudun. Ama beni ilgilendiren bir taraf daha var, o da şu; Bu cümleler için, ömründen bana bir kaç geçen saniye, dakika ve en önemlisi nefes ayırdın.

İşte hayat böyle. Bir acayip, bir çeşit. Zaman desen o ayrı bir kavram. Tanrının sana bağışladığı nefesle yarışıyorsun her gün. Aslına bakarsan, dakikalar, saniyeler yalan! Mesele tamamen Tanrının sana bağışladığı nefesi nasıl kullanıyor olman.

Rutine bağladığın hayatında nelerle boğuyor, nelerle uğraşıyor ve kendince nelerle mutlu oluyorsun ona bakmalısın. Aslına bakarsan seni çok merak ediyorum. Yani şöyle; Gün boyu nelere adaptesin, nelere kendini vermişsin, nerede ve nasıl bir konunun içindesin. Hiç bunu düşündün mü?

Boğuştuğun meseleler aslına bakarsan kocaman bir boş!

Ne oldu sanki?

Faturan mı kabarık geldi? Yoksa eşinle yada sevgilinle mi bir problem yaşıyorsun? Veyahutta bu ay geçim sıkıntısı mı yaşadın, para mı denkleşmedi? Yoksa iş yerinde mi problemlerin var? Nedir sorun? İstersen sabaha kadar sana bir çok soru sorabilir, önüne tonca örnekler sunabilirim.

Ama boş! İnan boş! Hemde bunların hepsi çok ama çok boş!

Hani dedim ya az önce, Tanrının sana bağışladığı hatta hediye olarak sunduğu o nefesi nereye, kime ve neden ayırıyorsun, kendini bu kadar yoruyorsun?

Bazen bende yaşıyorum bunları. Hemde fazlasıyla. Ama ben nefesimi dinliyorum artık. Senin gibi yapmıyorum. Nefesimi dinleyip kendi kendime ‘yahu neden yoruyorum, neden nefesimi boşa harcıyorum’ diyorum. İnan bunu diyorum. Demezsem yaşayamam. Tıkanıp kalırım içeride.

Bak unutma! İster inan ister inanma ama her şey Tanrıdan. O ne derse öyle oluyor. Çünkü seni o kumanda ediyor. Onun çatısı altındasın. Hani sana o nefesi bağışlayan hatta hediye eden Tanrıdan bahsediyorum..

Peki ne yapmalısın? Bence kendini fazla yormamalısın. Her şeyi akışına bırak. Nefesini dinle ve dinlerken nefesini neye harcadığını keşfet. Kendini fazla dinleme! İnan daha çok yorulursun, incinir kendini avutursun.

Yaşadığın her bir şeyin masal olduğunu düşün. Bak benim hayatımdaki hep düşüm..

Bir kez olsun düşle, sana verilen nefesi boşa heba etme!

Onur Kale
Yirmiüç Ağustos İkibinyirmibir

Bu Yazıları Okudunuz mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir