Sürpriz Hayatım

Yaşamımızın günden güne isteyip ya da istemeden değişmesi ve bazı nedenlerinde akışında olması zamanla bizleri şaşırtmamalı. Hayat öyle bir şey ki, sürpriz kıvamını insanın bünyesinde tutturamıyor bazen. Hazırlıksız yakalandığımız ve hayattandır diye sebep saydığımız o sürprizlerin bünyede bıraktığı ağırlık taşınmaz bir hal alıyor. Acılar var oldukça insan olgunlaşır. Tecrübe diye saydığımız her şeyi de hayata yormamalı belkide. Önümüze çıkan tüm olayların ve hikayelerin yaşamımızda kalıcılığı olmasa ve o kalıcılıktan da kendimize yeni hikayeler adamasak belkide tadı çıkmaz acının külliyen..

Sürprizlerle dolu bu hayata kanıp, yaşamımıza uğrayan üstü kapalı iyimser sürprizlere her daim inanmamız ve gelecekteki tatsız ve bol acılı sürprizlere hazırlıksız yakalanmamıza davetiye çıkarıyor..

Hayat, hastanenin ameliyat odasından başlayıp aynı hastanenin morgunda sona eren, yazılmış bir senaryodur. Kime ne yazılmış ve çizilmiş yaşam süresince pek bilinmez ama oynanan oyunları gayet iyi sergileyen insanlar olduğu açıktır. Aşklar, sevgiler, ölümler, kaybedişler ve ayrılıklar bir yere kadar. Çok etkisinde kaldığımız hikayelerin en büyük etkeni elbet bunlar ama nereye kadar?

Çok üstüne düştükçe canımızı acıtmıyor muyuz sanki? Bu sebepler dahi hayattan ve hayatın insana sunduğu tarifi olamayan ve yaşanması şart koyulan, kimisine göre iyimser kimisine göre de kötümser bazısında da çekimser sürprizler değil mi? Öyle bir şey ki hayat, dilediği zaman insanı anında değiştirebiliyor.

Para ve düş çemberinde insanın inancını dahi zamanla sorgulatabiliyor. İnsan, kanmıyor mu hayata? Düz yolda yürütürken, adresi saptırmıyor mu hayat? Zaman değiştikçe insanın hayata karşı bakış açısının değişimi de yine hayattan ve sürprizlerindendir. Olması gereken insanda, hayata başka pencereden bakarken hayatın sunduğu her şeye üçüncü bir gözden bakmaktır. Öyle ki insan dengesi de bu işe karışınca insanın kalbinin ve kafasının karışması da normaldir..

İyisi mi önümüze sunulan her bir şeye nimettendir ya da fırsattır diye düşünmeden, yaşamımıza o sunulan şeyleri sokmadan iki kez düşünmeli. Çünkü acı çekme pahasına enkazın altında kalıyor bünyelerimiz. Ve ne bir kurtaranımız oluyor ne de acımıza merhem olanımız..

Böyledir hayatın sürprizleri..

Açıp bakmadan düşünmeli hediye paketini, içinde ne var ne yok önce yaşamımıza bakmalı. Sonra hayata inanmalı..

Hayat sürprizler kadar oyunlarla dolu..

Onur Kale
Beş Aralık İkibinondört

Bu Yazıları Okudunuz mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir