1874 yılında Jackson’da! (1)

Bu öykü, 1874 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin Wyoming eyaleti Jackson kasabasında geçmektedir. Birkaç bölümden oluşacak bu sürükleyici öykünün kahramanları ve hikayeleri Yazar Onur Kale tarafınca derlenmiştir.

1853 kışı..

Toms, Wyoming eyaletinin Jackson kasabasında, çiftçi anne ve babanın oğlu olarak dünyaya gelmişti. Yılların her daim serin ve çetin geçtiği Jackson’da büyürken Toms, kasabanın vermiş olduğu zorlu yaşamın gölgesi altında büyümüştü. Kendi dünyasında biriktirdiği hikayeler o kadar çoktu ki; bazen hayatına adadığı yeni hikayelerin birikimlerinde yorgunluk çekiyordu..

Toms, adım adım büyürken hayata karışmaya ve içinde bulunduğu dünyanın zorluğunu anlamaya başlamıştı. 1874 yılının yine zorlu bir kış mevsiminde 21 yaşına geldiğinde Jackson kasabasının eğitimi adeta kısıtlı ama Toms hem okulun verdiği eğitim hemde kendini eğitmiş oluşuyla kasabaya yeni açılan bankaya görevli olarak tayin edilmişti. Toms, anne ve babası gibi çiftçilik yapmak yerine kasabada umut vaat eden ve nadir işletmelerden biri olan bankada çalışmaya yeltenmiş ve bunu kolayca başarmıştı. Yeni yeni gelişen Jackson’da genelde çiftçilik ve küçük ticari haneler mevcuttu. Nüfusun az olduğu bu kasaba da hemen hemen herkes birbirini tanıyor ve hayatına şahit oluyordu. Toms, bu kasabanın yerli bir çocuğu olduğu kadar, biriktirdiği hikayelerinde etkisinde duygusal ve irdeleyici yapısı ile her şeyi çok çabuk kavrayabilme yeteneğine de sahip olmuştu. Ancak Toms için eğitim ve iş hayatı bu denli kestirmeli devam etse de, gençliğinin de verdiği etkiyle ağır bir hikayenin altında kalıyordu..

Toms, kasabanın okulundaki sınıfının tam karşısında kendisi gibi okuyan ve kasabının kuzeyinde oturan Sara’ya aşık olmuştu. Bunu kendine itiraf etmesi epeyce zaman alsa da Toms, iyiden iyiye bunu belli etmeye başlamıştı. Okulun son yılında kuzeyden gelen bu kadın Toms’ın tüm duygularını canlandırmış, hem okulun hemde geleceğin vermiş olduğu kaygıları biraz olsun dindiriyordu. Jackson’ın zorlu atmosferi aslında aşka çok uygundu. Toms gibi bir duygu dolu adam içinde gayet yerindeydi..

Okulun bitmesinin ardından kasabada yeni açılan bankada çalışmak için Toms fazlasıyla gayret içerisindeydi ancak bu başarısı sadece eğitim ile değil kendini kendinde geliştirmesiyle nihayet kolayca sonuç bulmuştu. Toms için her şeyin güzel gelişirken bir şey eksikti; Sara..

Sara mezuniyet sonrası kasabada mı kalacaktı yoksa çevre eyaletlerde mi çalışacaktı Toms bunu bilmiyordu. Çünkü Toms, duygusal karakterinin yanı sıra çekingen ve suskun karakterdi de. Hiçbir zaman Sara ile tek kelime edebilecek cesareti kendinde bulamamıştı. Gözleri, Sara’nın gözlerini süzerken dahi mahcup hali neredeyse herkesin dikkatini çeker haldeydi. Toms, Sara’nın bundan sonraki hayatını nasıl şekillendireceği konusunda Sara’nın kendisinden çok arkadaşlarından dahi bilgi alabileceği cesurca bir davranış sergileyemiyordu. Bir gün sınıf arkadaşı olan Emma, Toms’ın bu halini uzun zamandır gözlemlediğini ve Sara’ya karşı ilgisi kadar bundan sonraki hayatını merak edişini didiklemiş ve bunu Toms ile paylaşmıştı. Toms, o kadar çaresizdi ki, mecbur bir halde Emma’ya durumu anlatmak zorunda kalmıştı. Bütün çekingenlikleri adeta son bulmuş, mahcup halinden eser kalmamıştı.

Toms’ın anne ve babası kasabanın Toms ve diğer sakinleri gibi zorluğunu yaşarken, çocuklarının kasabaya yeni açılan bankada görevli olmasına karşın mutluluk duyuyordu. O kadar zordu ki hayat onlar için, Toms’ın hayata adapte oluşunun yalnızlığına hem hayran kalıyorlar hemde mahcubiyet duyuyorlardı. Toms, anne ve babasının bu durumlarına karşı hiçbir zaman sitemlenmemişti. Çünkü Toms’da biliyordu; Jackson her daim ve mevsim zor ve çetin bir yerdi. Herkes hikayesini kendi yazıyordu..

Sara kasabada idi, Jackson’a yeni açılan işletmelerden biri olan banka onun içinde büyüleyici bir yerdi. Toms’ı tanımayan ancak sadece okulda karşılaşan Sara, bir gün banka memurları ile iş görüşmesi için gittiğinde Toms ile karşılaştı. Toms ne yapacağını bilmez bir halde heyecanlanmış ve kendisinin kasabadan gittiğine inandığı Sara’nın birden bire karşısında oluşuyla adeta gözlerine inanamamıştı. Kapıdaki görevli bayan banka memurlarının olduğu yeri işaret etti, Sara adım adım yürürken Toms kendisini görmesi için çırpınıyordu. Ve oldu da.. Sara merhaba dercesine Toms ile göz göze gelip hafif başını sallarcasına bakındı. Toms ilk kez bu denli içten gülümsemiş ve merhaba diye kısık bir tonda seslenmişti. Sara hafif bir tebessüm ile cevap vermeyerek memurların yanına geçti. Toms üzülmüş ve bu durum karşısında içten içe hüzünlenmişti..

Sara, görüşmesinin olumlu olduğu inancıyla yaklaşık yarım saatlik bir görüşme sonrası bankadan ayrılıyordu. Toms’ın olduğu bölüme bakarak kapıya doğru ilerledi. Biraz önce merhaba diye seslenişinden tek kelime duyamayan Toms, başı öne eğik bir halde masasındaki kağıtlara çizgiler çiziyor ve düşünüyordu. Sara ise kapından çıkmıştı..

Devamı yakında..

Onur Kale
İki Ocak İkibinyirmialtı / Onbir Yirmidokuz

Bu Yazıları Okudunuz mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir