Öyle güzel yağıyordu ki kar.. Beyazı, saflığı ve narin narin yere düşen endamı.. Çok güzeldi ve çok özeldi..
Gövdemi şehre bıraktım, yüzümü gökyüzüne. Karlar düştü tane tane gözlerime. Gözümü açtıkça ıslandı göz bebeklerim. Derin bir nefes alıp bıraktım o an! Ve dedim ki; Ey hayat..
Şehrin her yeri gelin gibi süslendi. Bembeyazdı her şey. İnsanlar, ağaçlar, arabalar, bitkiler, çiçekler ve yeryüzündeki tüm canlı çeşitler..
Fıyakalıydım bugün. Biraz içten. Buruk ama kendinden emin kalbimden. Derin nefesimden. Aklımdaki cümlelerden. Kendimi teslim ettiğim sahibimden..
Şehir yada insanlar değil de, gökyüzünden dökülen tanelerdi beni bugün anlamlı kılan. Yüzüme vuran, saf kalbimi dokunan..
Sanki dünyayı görmüyor, insanları duymuyor, şehre bakmıyor, buralarda yaşamıyor gibiydim. Aslında hala öyleyim. Çok güzelim ve çokta özelim. Bilinmezlikten öte, ait olduğum yerdeyim. Kendimdeyim..
Teşekkür ederim bugün..
Merhaba yarınım;
Yürüdüğüm ve sonunu bilmediğim yollarım..
Altı Ocak İkibinondokuz
Onur Kale