Müfide (1)

”Yerin hiç dolmuyor. Kalbim gün geçtikçe yokluğunla sızlıyor. Olmasan da, seni yaşıyor olmanın düşü bile yetiyor. Sanki her daim yanımdasın..

Senin yerin yanımdır. Her gece mehtabın ışıltısında yüzüne bakıyorum. Kalbim, sonsuz sevgimin heyecanına kapılıyor. Dokunuyorum sana her gece doyasıya..

Sahil boyu seni süzerken, örgülü saçlarının narin narin esintisini izleyip, dudaklarının sıcaklığını hissediyordum. Karşıya geçen tüm vapurlar sanki bize selam veriyordu. Gökyüzü masmaviydi ve güneş ısrarla eşlik ediyordu bize..

Konağımıza geldiğimizde, tahta penceremizin önüne serdiğimiz sarmaşıklarla oynaşırdık. Sokağın neşesi, odamıza ve ruhumuza huzur veriyordu. Gece çöktü mü, yıldızların siması yüzümüze vuruyordu..

Çok özledim o günlerimizi. Aheste halimizi. Kusursuz kalbimizi. Dilden dile söylenen, sevgimizi..

Bir gün, o güzel ellerin, bana bakan gözlerin, o saf kalbin; seni hep yaşayamadan yeryüzünde kayboldu. Toprağa süzüldü. Sonsuzluğa ulaştı. O kadar acı ki..

Senin yerin hiç dolmuyor. Sensiz seni yaşamak beni mahvediyor. Yıldızlara bakıp, sabahları bekliyorum. Bir sabah kapıyı çalar da gelirsin diye..

Çok özledim seni..

Gökyüzünde buluşmak üzere sevgilim..”

Müfide’ye..

1922 yılı, Salacak / Üsküdar

Onur Kale
Sekiz Ocak İkibinondokuz

  • Müfide, evvel zaman içinde yaşanan bir aşkın kahramanıdır. Her gidişler gibi, çok zamansız bir anda hayatını kaybetmiştir. Yazılan bu yazı, Müfide’nin anısına yazılmış olup, yıllardır süregelen bir hasretin özetidir..

Bu Yazıları Okudunuz mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir