Her zaman doğruluk olsun yanınızda. Yanlışlara kapılmayın. Yalana hiç aldanıp sığınmayın. Doğru insanlar olun, olamıyorsanız da çabalayın.
Üç günlük dünya diyorlar ya hani, aslına bakarsan gerçekten de öyle. Ne gelip geçen kimseye kalmış, nede şuan yaşayıp da bana bir şey olmaz diyene kalacak bu dünya..
Doğru insan olmak ne güzel şey! Sevin insanları, bazen hayatı, hep doğayı, yeryüzünde bizimle beraber yaşayan diğer tüm canlıları.
İnanın olana bitene, görüp de geçirdiğimiz her şeye. Olan oldu artık deyip çekilme köşene. Koparma bağlarını hayattan ve hayatın sana sunup, mücadeleden keyif alacağın tüm savaşlardan..
Bir gün yine gelir bulur seni elbet dertler. Kapılırsın kederlerin derinliklerine. Tanrıyla didişmeye kalkarsın ‘Neden ben?’ diye. Sonuçsuz kalır, kendini yer bitirirsin sabahlardan gece yarısı anlarına kadar. Oysa doğru baksan, görsen, hissetsen ve yaşasan belki hafif hasarla atlatırsın tüm bu olanları ve belkide ileride tekrar tekrar olacakları.
Değil mi? Kim ölmüş ki doğruluktan..
Hata yine yaparsın. Kötü zamanlara yine kanarsın. Kendinde insanları sayarsın. Yalnızlığa inanırsın. Sonuçsuz ve cevapsız kalır, soru işaretleriyle tanışırsın. Yine doğruluktan uzaklaşırsın. İnan yanarsın..
Doğru kal her zaman. İnan doğruluğun güzelliğine, kapılma sakın yanlışın cilvesine. Yalan ile dost olma sakın, sonra yarı yolda kalırsın. İyi insan olmanın derdine düşmelisin, hayatın sana sunduğu dertleri elinin tersiyle itmelisin..
Kim kaybetmiş doğruluktan hadi söyle? Veyahutta kim kazanmış yanlışın doğruluğundan..
Beş Ekim İkibinonsekiz
Onur Kale