Kaçsak mı artık bu şehirden
Üstümüze sinmiş dertlerden
Bitmek tükenmek bilmeyen sözlerden
Kulağımızı tırmalayan gürültülerden
Gitsek mi artık bilmediğimiz yerlere
Hiç kimsenin uğramayacağı kuytu köşelere
Bedenimizi uzatalım bakir yeşilliklere
Gözlerimiz dalsın gökyüzündeki maviliklere
Unutalım mı artık tüm bu olanları
Hayatımızda bizi bunaltan konuları
Bitirelim mi artık bütün korkuları
Çıkalım ve tanıyalım yeni yolları
Uzaklaşalım mı artık insanlardan
Şehirdeki amansız telaşlardan
İçi boş süslü hayatlardan
Birbirine özenmiş yaşamlardan
Tanıyalım mı artık hayatın gerçeğini
Her şeyin yalan ve sahteliğini
Bizi bizde tüketen nedenleri
Bizi aldatan bütün sebepleri
Gidelim mi artık buralardan
Arkamıza bakmadan ve durmadan
Koşalım mı hiç yorulmadan
Nefes nefese kalalım usanmadan
Baksana bir hayata ve insanlara
Dünyaya ve içindeki olanlara
Bizden uzak değişen duygulara
Kavgalara, yarışanlara ve kazananlara
Yol alalım artık, gidelim buralardan
Tanıdık bildik olmadan, kimseyi tanımadan
Yorulmadan ve usanmadan
Ve hiç arkamıza bakmadan
Sende hazırsan çıkalım..
Onur Kale
Beş Kasım İkibinonsekiz