Bize Yazdım, Sen Oku

Biliyorum bazı fazlalık olan dertler var. Kafayı taktıkça takıyorsun. Düşünmemek, düşlememek elde mi? Beynine dur dersin, bu kez kalbin başlar!

Aşk hikayeleri, hayat dertleri, geçmiş birikintileri.. Baktığında ne kadar da yoktan konular değil mi? İleride bunlar aklına geldikçe ‘Ne kadar aptal mışım da kendimi yormuş, üzmüşüm..’ diyorsun.

Çok ciddiye alıyoruz hayatı.. Kendini, çizgini bozmadan yaşamak en doğrusu elbette. Sahip olduğun düşünceler ve düşler sadece kendine özgü olsun. Başka insanlara dair kalbini ve beynini yorduğun da zaten ne kadar huzurlusun?

Boş ver sene…

Herkes almış başını gidiyor başka başka dünyalara…

Hani sen çok seviyordun onu? Ah, onsuz yapamazdın sen! hani ne oldu? Sevgi sözcükleri şimdi yerini aksi cümlelere bırakıyor değil mi?

Hayatı da çok seviyordun sen! Mutlu mesut geçiniyordunuz hayatla. İncindiğinde hayata sövüyorsun şimdi, hani ne oldu?

Çıkmaz sokaklarda caddeye çıkış derdindesin. Asfaltlı yolları gözlerken çamurla karşılaşıyorsun. Normal bu! Hayatın kuralı…

En iyi dost derdindesin. Bir güzel cümleye kalbini verirsin. Geç bunları.. Ne hayat en iyi dostun, nede bir başkası. Kendinden başka kimsen yok! Yaşadıklarınla hala bunu anlayamıyor musun?

Kendini çok bunaltıyorsun…

İyisi mi biraz kendinle kal. Silkele arada kendini. Kendinle konuş. Bırak etrafını, kapa kulağını. Herkes kendine göre haklı, sen onlara göre çok farklı…

Kendinin kıymetini bil, hayatı kalbinden sil…

Ben şimdi susuyorum ve seni kendinle baş başa bırakıyorum.

İyi bak kendine ve kalbine…

Üç Mayıs İkibinoniki
Onur Kale

Bu Yazıları Okudunuz mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir