Yeterince yıprattım seni kalbim, biliyorum. Olmadık meselelerin içinde buldun kendini, yoruldun. İncittiler seni tıpkı sevgim gibi, üzgünüm…
Seni taşırken bedenimde, en çok da sana dikkat ettim. Gözlerimin gördüğü kötülükler ve çirkinlikler, kulaklarımın duyduğu kötü ve kaba sözler; onların şahitliğinde senin hassaslığın bana daha ağır geliyordu. Sen, benim aynamsın kalbim…
Şahit olduğum, istemeden de içinde bulunduğum ve bizzat yaşadığım her şeyi sen de yaşadın. Bazen bana da kırıldın, bazense beni kıranlara da…
Üstesinden gelemediğim anlarda hep seni dinledim kalbim. Sana söz geçirmek yerine sana kulak verdim. Güzergâhlara doğru yol alırken adreslerimde hiç şaşmadım; yolda kalmadım. Sen bana hep bu iyiliği yaparken benim seni üzüyor olmam…
Yeri geldi ağır kayıplar verdim. En yakınım; senin gibi bedenimden bir parça olan insanları yitirdim. Yeri geldi aşık oldum. Yeri geldi aşkta yarım kaldım, bazen yolumu şaşırdım, bazense incindim, ağladım…
Bütün bunlar olurken sen benim duygularıma, düşlerime ve tafralarıma katlandın. Beni hiç yalnız bırakmadın kalbim. Kötü anımda dahi bana dokundun, iyimser zamanlarımda ise mutluluğuma mutluluk kattın. Bütün bunlara rağmen ben sana karşı mahcubiyet duyuyorum kalbim. Sen benim en yakınım ve beni sonsuzluğa dek, o son günümde durana dek bırakmayacaksın. Bu beni mutlu kılıyor…

Ne çok şey yaşadım değil mi kalbim? Duygularımın esiri olduğum anlardaki masumluğumun eseri de sensin. Sayende hiç kötü olmayı bilmedim. Senin dışındaki kalpleri kırmamaya, incitmemeye ve üzmemeye gayret ettim. Sen ise bu gayretimde bile beni bırakmadın. Aklım ile yarıştığım zamanlarımda dahi hep sen vardın kalbim…
Yaşadıklarım ile çıkardığım dersler, kötülüğün dünyayı esir aldığı bu zaman ve çirkinliğin normal karşılandığı bu dönem; artık seni üzmemek pahasına çırpınıyorum kalbim!
Kötü kalpli, geçmişimden bugüne beni üzen ve bana zarar veren insanlardan arınmış halimle, ömrümün kalan kısmını sakinliğe adadığım bu zaman diliminde; seni yormamaya gayret ediyorum kalbim…
Bir ben ve sen kaldın kalbim. Onlar, artık yoklar… Kimisi göç etti ve gitti, kimisi ise başka kalbin tesiri altına girdi. En nihayetinde gittiler; var olduğum günden bugüne olduğu gibi, baş başa kaldık kalbim…
Bundan sonra seni üzmemek ve yormamak adına söz veriyorum kalbim!
Sana söz veriyorum; eskisinden daha çok mutlu olman için, daimi bir mutluluk içinde olman için…
Sevgili kalbim…
Onur Kale
Ondört Mart İkibinyirmialtı / Sıfırüç Otuziki