Herkesi kendimiz gibi görmekten kaybediyoruz biz! Yanıldığımız noktalarda ve kendimize kızıp sorguladığımız zamanlarda bile ne kadar samimiyiz onu bile bilemiyoruz. Vazgeçilmezlik nezdinde, her zaman geri dönüşe mahkum oluyoruz. Kararlar doğrultusunda bir türlü karar veremiyoruz. İşin içinden çıkamıyoruz..
İnsanları önemsediğimiz kadar kendimizi önemsemiyoruz. Her defasında kendimize laf anlatmakta zorlanıyoruz. Şikayet ettiğimiz her halimizden kurtulmak adına, çabalarımızda bile her an yoruluyoruz. Kendimize ‘neden böyle oluyor?’ diye dert yanıp duruyoruz. Galip gelemiyoruz..
Hayatı ve hayatın bize sunduklarına çok çabuk aldanıyoruz. Sonra fazlasıyla yanılıyor, ardından üzülüyoruz. Kafa yorduğumuz meseleler bile hayatın bize sunduğu aldatmacalardan ibaret..
Şimdi derin bir nefes alıp düşünelim! Ne yapmalıyız, neye kafa yormalıyız ve hangi düşünceler doğrultusunda hayatımızı sürdürmeliyiz..
Hayat bir bilmece, sen sakın içine düşme!
Onur Kale
Yedi Ocak İkibinonsekiz