Sürekli aynı şeyler
Aynı yer, aynı mekan
Ve aynı insanlar
Aynı konular
Sözüm ona sözde dertler
Aslında birbirlerini yemeler
Çekemezler
Al aşağı ederler
Sonra oturup gülerler
Boğuyorlar
Sıkıyorlar
Olup olmadık zamanda
El bağlarlar
Arkanı döndüğünde vururlar
Yalandan ağlarlar
Oysa hep kendilerini kandırırlar
Hiç samimi değiller
Kendi dünyalarında oyalanırlar
Başkasını da inandırmaya çalışırlar
Hep onlar melek
Başkası hep siyah
Onlar ise pir pak!
İçi boş dışı dolu görünümdeler
Hep vitrindeler
Dönüp dolaşanlar onlara bakarlar
Dinlerler, anlamaya çalışırlar
Oysa bir halt değiller
Gerçekten sevimsizler
Dışarıdan bir haberler
Oturdukları yerde sözde her şeyi bilirler
Zaman geçse de mevzuları hep aynı
Baktığında kültürden eksikler
Bir acayipler
Çok komik görünürler
Birbirlerini çekemezken
Birbirlerine de özenirler
Çokta çirkinler
Güzelliğin içinde pislikler!
Bilinmez nereye kadar sürerler
Şu kesin ki;
Çok gürültülüler!
Ve bir gün geldiğin de
Oturup çok üzülürler
Gerçekten yerlerdeler..
Altı Temmuz İkibinonsekiz
Onur Kale