Bodrum Kıyısı

Yolları aştım geldim
Biraz irkildim, biraz sevindim
Uzunca bir süre kendimi teslim edecektim
Ne güneşti nede kumdu derdim
Bedenimi uzatıp dinlendirecektim
Aklım ve fikrim bir hayli kalabalıktı
Tenim soğumuş, ellerim üşümüştü
Geride bıraktığım her şey bitikti
Kalbim sanki aşka tükenmişti
Heyecan arıyordu her yanım
Biraz aşk birazda dokunuş
Buralar ruhuma iyi geliyordu
Sanki kalbim ferahlıyordu
Hafif rüzgar esti mi savruluyordum
Denize bakıyordum, daha bakarken boğuluyordum
Tanıdık ve bildik ne varsa kaçıyordum
Sakinliği bindirmiştim üzerime
Uzaklaşıyordum sorunlardan bile bile
Sadece kafamı ve kalbimi dinlemeliydim
Sigara mı yaktım, dumanını şehre bıraktım
Üstümde turlayan martılara baktım
Sanki bana selam verirler gibilerdi
Simitle ödüllendirdim kendilerini
Teşekkürleri çığlıklarıydı sanki
Önümden geçen tekneler
İçinde taşıdığı bambaşka hikayeler
Aslında hiçbir şeyi taşıyacak mecalim yoktu
Uzandım yatağıma duvarlara baktım
Duvarlardaki boşluklara takıldım
Kapım çalmıştı o an, bakmadım
Israrla çalınca kendimi attım
‘İyi akşamlar’ dedi narin sesiyle
‘Buyurun’ demeden girdi sanki kalbime
Kırmızı ruju ve okyanus kokusu sinmişti her yerime
Büyülenmiştim adeta, ne yapacağımı bilmez halde
Uzun uzun anlattı
Anlatırken kalbimi okşadı
Sanki beni bir yerlerden tanıyor gibiydi
Bu hikaye bana hiç tanıdık değildi
Yarım kalmayan, içimde tamamlanan
Beni bambaşka yola koyan
İçimde kavrulan
Baktığımda heyecanlandıran
Yeniden keşfimi sağlayan
Ayakta tutan
Sanki yaşatan..

‘Bodrum kışından, birazda kıyısından..’

Oniki Şubat İkibinondokuz
Onur Kale

Bu yazılarını okudunuz mu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir